Şairin söylediği gibi; her şey ölümden az öncesidir.

Ölümden az önce!

Yaklaşık on senedir aynı berber salonunda tıraş oluyorum. İki arkadaş ortaklaşa işletiyor.

İkisiyle de çok yakınız. Ailecek görüşür, beraber gezer ve beraber eğleniriz.

Geçtiğimiz hafta, tam da kızım Zümra’nın doğduğu gün, tıraş olduğum arkadaşımın babası vefat etti.

Dün sabaha karşı da diğer berber arkadaşımın annesinin vefat haberini aldım. Dördüncü seviye kanser hastasıydı.

Aynı günün akşamında da, çok sevdiğim, ahretlik dediğim yakın bir arkadaşımın dedesinin vefat ettiğini öğrendim.

Üst üste gelen bu vefat haberlerinden sonra, biraz durup düşündüm. Hepimiz yavaş yavaş ölüme doğru yürüyoruz. İnsanoğlu bir nevi ölümün kucağına doğmuyor mu zaten?

Şairin söylediği gibi; her şey ölümden az öncesidir.

boşluğa söylerim ben sözümü
hava yutar onu
kuşlar geçer ötesinden berisinden
yılan sezer
akrep duyar
kurt bilir
insan her şeyin az öncesidir

boşluklar olmasa kimse ulaşamaz
kavuşmuşsak vardığımız kendimizdir
bağrına yakın olana hasret duyar insan
bir erkek bir kadının az öncesidir

ruhun da cama kenarı var
dinç olan açar
yorgun olan çeker perdeleri
hiç fark etmez uzak ya da yakın
her yol ölümden az öncesidir

Mustafa Aydoğan

Manşet resmi: Vasili Vasilyeviç Kandinski

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanıyor.