Ruh sağlığı, hem dinî hem de toplumsal öğretilerde önemli bir konumda. Buna rağmen akıl hastalıkları ve intihar, çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde tartışmalı bir mesele olarak görülüyor.

İntihar üzerine düşünceler!

Haber ve sosyal medya sitelerinde, hemen hemen her gün denk geldiğimiz intihar haberleri hepimizin içini burkuyor.

Bu yazıyı biraz çekinerek yazdığımı itiraf etmeliyim. Zira intihar ağır bir konu.

Uyarı: Bu yazı, bazılarının rahatsız edici bulabileceği intihar konusunu tartışmaktadır. Siz veya tanıdığınız biri ciddi intihar düşüncelerine sahipse, lütfen 112 veya 155’i arayın.

Ruh sağlığı, hem dinî hem de toplumsal öğretilerde önemli bir konumda. Buna rağmen akıl hastalıkları ve intihar, çoğunluğu Müslüman olan ülkemizde tartışmalı bir mesele olarak görülüyor.

İslam, insan hayatının değerini ve bu dünyadaki zorlukların imtihan olduğunu öğretir. Açık bir şekilde de insanların kendilerini öldürmelerini yasaklar.

Bu gerçekliğe rağmen farklı inançtan ve kültürlerden olan diğer insanlar gibi insanlarımız da akıl sağlığı sorunları ve intihar düşüncesini taşıyor.

Üstelik ülkemizde intihar edenlerin sayısı her geçen gün daha da artıyor.

Burada şunu söyleyebiliriz:

Müslümanlar arasındaki yaygın inanışın aksine, inanç ve dua tek başına bir kişiyi depresyona, kendine zarar verme düşüncesine veya intihara karşı bağışık hale getirmez.

Peki bizim intihara bakışımız nasıl olmalı?

Yazının bu kısmında – yazdıklarımın benim düşüncelerim olduğunu ve profesyonel bir destek/görüş içermediğini – belirteyim.

1- İntiharı sansasyonelleştirmeyin ve romantikleştirmeyin.

Bir intihar olayı meydana geldiğinde, ölümü sansasyonelleştirmemek ve romantikleştirmemek çok önemlidir. Buna rağmen en büyük yanlışlar bu konuda yapılıyor.

İntiharın yeri, şekli ve yakın tarihli bir intiharın belirli ayrıntıları hakkında konuşmak zararlıdır ve bundan kaçınılmalıdır.

Sosyal medyada bir şeylerin ne kadar kolay paylaşıldığını gördüğümüzde günümüz dünyasında bu durum özellikle büyük bir endişe kaynağıdır.

Bu konuda şu önlemler dikkate alınabilir:

  • İntihar notlarını yeniden yayınlamayın ve tartışmayın.
  • Belirli bir intihar vakasının ayrıntılarını paylaşmayın.
  • İntihar eden kişinin içinde bulunduğu koşulları tartışmayın.
  • İntihar sonucunda gerçekleşen ölümü, kişinin yaşadıklarına bir çözüm olarak görmeyin ve bunu romantikleştirmeyin.

Kısacası, intiharı normalleştiren veya sansasyonelleştiren herhangi bir anlatıya katkı sağlamamak çok önemlidir.

Paylaşılan veya tartışılan her şey umut, iyileşmeye odaklanmalı ve mücadele edenlere destek sunmalı.

2- Spekülasyon yapmayın veya ayrıntılar üzerinde durmayın. 

İntihar muazzam bir trajedidir ve tam olarak ne olduğunu anlamaya ve anlatmaya çalışmak çok yaygın bir davranıştır.

Bir intiharın ayrıntıları üzerinde durmak, doğrulanmamış raporlar üzerine spekülasyon yapmak veya dedikodu yapmak, iyileşme sürecine anlamlı bir katkı sağlamaz.

İntiharın ardından iyileşmenin gerçekleşmesi için, soruların cevapsız kalacağı ve cevaplanmasına gerek olmadığı bilinmeli. Vakanın detaylarının araştırılması yetkililere ve ruh sağlığı uzmanlarına bırakılmalıdır.

3- İntiharın manevi sonuçları üzerine spekülasyon yapmayın.

İslam’da intihar açıkça yasaklanmıştır. Bu durum, birçok insanın, intihar sonucu ölen birinin akıbetinin ne olacağını düşünmeye iter.

Cenaze namazı kılınır mı? Cennete gitme ihtimalleri var mı? İntihar edenleri Müslüman olarak görmeli miyiz?

Kim olursak olalım, ne yaptığımıza ya da nasıl öldüğümüze bakılmaksızın hepimizin başına gelenleri yargılayacak nihai merciinin Allah olduğunu hatırlamak zorundayız.

Ek olarak, intihar sonucu ölen bir kişinin içerisinde bulunduğu tüm faktörleri bilmeyebiliriz. İntihar girişiminde bulunan insanlar genellikle çarpıtılmış düşünce süreçlerine sahiptir ve önceden var olan akıl hastalıkları intihar vakalarının % 90’ından fazlasına sebep oluyor.

Bu nedenlerden dolayı intihar sonucu ölen biri için manevi çıkarımlar üzerine spekülasyon yapmak faydasızdır ve insan kapasitesinin ötesine uzanır. İnsanların, asla kesin olarak bilemeyeceğimiz konularda yargıya varmaya veya değerlendirmeye değil, intihar girişimlerinin azıltılmasına odaklanması gerekir.

4- İntihar sonucu ölen bir kişiye teşhis koymaya çalışmayın.

İntihar düşüncesine ve girişimine katkıda bulunan birçok faktör vardır.

İntihar için risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Biyolojik faktörler (bir kişinin genetik yapısı veya beyin kimyası gibi)
  • Psikolojik faktörler (diğer akıl hastalıklarının varlığı gibi)
  • Sosyal faktörler (insanların aileleri ve arkadaşları ile ne kadar bağlantılı ve desteklenmiş hissettikleri veya ne kadar stresli hissettikleri gibi)
  • Manevi faktörler (insanların Allah hakkında ne ve nasıl düşündükleri gibi)

Bu faktörleri bilmeden, bir kişinin geride bıraktığı bir intihar notunu okuyarak veya kişinin hayatını analiz ederek kendisini öldürmesine neden olabilecek gerçek sebebi bilmenin hiçbir yolu yoktur.

Bu nedenle intihar sonucu ölen bir kişiye – kafamıza göre – teşhis koymamak önemlidir.

5- Kederli birini teselli ederken söylediklerinize dikkat edin.

İntihar sonucu ölen birinin yakınlarına, söylenecek doğru kelimeleri bulmak çoğu zaman zordur.

Ölen kişiye yakın olanlar keder, korku, utanç ve öfke gibi bir dizi karmaşık duygu ile boğuşabilir. Bırakın sohbeti onlar yönlendirsin. Siz dinlerken ve yanıt verirken merhametli olun.

Sizinle paylaştıkları duyguları dinlemeyi ve kendi duygularınızdan çok duyduğunuz duygulara cevap vermeyi unutmayın.

6- Kendinizi ve başkalarını suçlamayın.

Suçlama ve “sorumlu olan” kavramı, birisi intihar girişimi sonrası öldüğünde ortaya çıkan ortak duygulardır.

Bazı insanlar (yakın aile ve arkadaşlar gibi) sevdiklerinin intihar etmeyi düşündüklerindeki belirtileri neden anlayamadıklarını merak edebilirler.

Bu duygular geçerli ve anlaşılır olsa da, insanların birbirlerini veya kendilerini suçlamaması çok önemlidir. Birisi intihar nedeniyle öldüğünde, geride kalanların odak noktası yas tutma olmalıdır. Çünkü suçu kabullenmek veya başkasına yüklemek işe yaramaz.

Bitirirken:

Bir toplumdaki herhangi bir intihar girişimi, yalnızca ölen kişinin ailesini ve yakın arkadaşlarını değil, aynı zamanda daha geniş bir topluluğu da derinden etkileme potansiyeline sahiptir.

Yukarıda özetlediğim adımlari, sosyal medyada intihar girişimlerine yapılan yorumlara karşı bir eleştiri olarak yazdım.

Her intihar girişimi sonrasında ortaya çıkan siyasi ve dinî polemikler, intiharları engellemeye yardımcı olmadığı gibi intihar sonucunda ölen kişilerin yakınlarını da üzüyor.

Bu yazının intihar bulaşmasını önlemeye yardımcı olmasını ve aynı zamanda birçok kişinin iyileşmesine de katkı sağlamasını umuyorum.

Sizler de bu konu hakkındaki düşüncelerinizi yorum yaparak aktarırsanız sevinirim.

İlgili video: Psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Manşet resmi: Vasili Vasilyeviç Kandinski

2 comments

  1. Faydalı bir yazı olmuş, paylaşım için teşekkürler. Bu tür durumlarda insan davranışlarına ve sözlerine dikkat etmeli.

    1. Merhaba Duygu. Geri dönüş yaparak yazımı yorumladığın için teşekkür ederim.

      Maalesef, intihar gibi olaylar karşısında nasıl davranmamız gerektiğine dair yeterli bilgi ve ilgi yok. Umarım bu yazı bir nebze de olsa fayda sağlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanıyor.