İki çocuk babası olarak sizlere çocukların ihtiyaç duyduğu besinleri anlatacağım. Size garanti veriyorum, daha önce bu besinleri hiç duymadınız ve çocuklarınızı bu besinlerle büyütürseniz harika birer insan olacaklar.

Çocukların ihtiyaç duyduğu 8 besin

İki çocuk babası olarak sizlere çocukların ihtiyaç duyduğu besinleri anlatacağım.

Size garanti veriyorum, daha önce bu besinleri hiç duymadınız ve çocuklarınızı bu besinlerle büyütürseniz harika birer insan olacaklar.

Yazı başında söyleyeyim: Ben çocuk bakımı ve gelişiminde uzman değilim. Sadece edindiğim tecrübeleri aktarıyorum.

Mesai başlıyor! adlı yazımda sizlere kızım Zümra’dan bahsetmiş ve yenidoğan bir bebeğe bakma sürecinin zor olduğunu söylemiştim.

Şimdi CZBN blogu ebeveynlik bloguna çevirmeden sizlere çocukların yetiştirilmesi üzerine bildiklerimi anlatma kararı aldım.

Bildiklerim ve size aktardıklarım kesinlikle doğru yöntemlerdir demiyorum. Eğer yazdıklarıma daha iyi bir alternatif düşünceleriniz veya hatalı bulduğunuz kısımlar olursa lütfen yorum yaparak konuya katkı sağlayın.

Çocuklarda beslenme süreci bugünlerde oldukça ayrıntılı ve karmaşık bir süreç. Bu sürecin tek sorumlusu da aileler değil.

Çocuklar sadece annelerinin ve babalarının etkilemesiyle büyümezler; çocuk bakıcıları, öğretmenler, antrenörler gibi sonu gelmez bir listenin etkisindedirler (televizyon sunucularını, müzik ve film yıldızlarını, internet fenonenlerini ve reklamcıları saymıyorum bile).

Yine de birçok çocuğun hayatında yönlendirici güç olarak hâlâ anne ve babanın etkili olduğuna inanıyorum.

O halde çocukların gelişimleri için tam olarak ne tür besinlere ihtiyaç duyduklarına bakalım.

İki çocuk babası olarak sizlere çocukların ihtiyaç duyduğu besinleri anlatacağım. Size garanti veriyorum, daha önce bu besinleri hiç duymadınız ve çocuklarınızı bu besinlerle büyütürseniz harika birer insan olacaklar.

Bunlarıları aşağıdaki gibi sekiz ana başlıkta özetleyebiliriz:

Çocukların ihtiyaç duyduğu besinler.

Sevgi.

Sadece miktarı değil, kalitesi de önemlidir. Çocuklar sürekli ve koşulsuz sevilmeye ihtiyaç duyarlar.

Kusursuz ve kalıcı bir özgüven için olabilecekleri veya başkalarının olmasını istedikleri kişiye değil, gerçekten kendilerine değer verildiğini hissetmeleri gerekir.

Güvenlik.

Korku ve kaygı özgüvenin en büyük düşmanlarıdır muhtemelen.

Temel ihtiyaçlarının karşılanmayacağı veya duygusal ya da fiziksel dünyalarının her an paramparça olabileceği konusunda sürekli endişelenen çocuklar kendileri, başkaları veya genel anlamda dünya hakkında olumlu bir bakış açısı geliştirmekte zorlanabilirler.

Örnek alabileceği insanlar.

Aileler, güven için ihtiyaç duyulan sosyal becerilerin ve davranışların geliştirilmesinde çocuklara en etkili yoldan yardım eden kişilerdir.

Arkadaşlarla birbirimize korku ve kaygılarımızı çocuklarımıza geçirip geçirmediğimizi sıkça soruyoruz. Daha olumlu güçlü bir örneğin sürekli karşı bir etkisi yoksa yanıt maalesef  evet oluyor.

Bu sebeple, aileler davranışlarından çocuklarının etkilenebileceğini düşünerek hareket etmelidir.

Doğru ilişkiler kurmak.

Her türlü güven geliştirmek için çocukların geniş bir ilişkiler yelpazesinde deneyim ve uygulama yapmaya ihtiyacı oldugu açıktır.

Bu ilişkiler, genellikle evde bulduğu çok yakın ve özel olanlardan otobüs şoförleri, satış temsilcileri, doktorlar ve hatta oy isteyen politikacılarla olan yüzeysel ilişkilere kadar çeşitlilik gösterir.

İlişkiler aracılığıyla çocukların aynı zamanda kendi farkındalıkları oluşur ve kendilerini tanırlar. Bunlar da özgüvenin vazeçilmezleridir.

Sağlık.

Gücümüzü ve yeteneklerimizi tam anlamıyla kullanabilmemiz için sağlıklı olmaya ihtiyacımız var!

Örneğin, yeterli beslenmeyen çocukların tam anlamıyla öğrenemediklerini ve buna bağlı olarak potansiyellerinin tümünü kullanmakta başarısız olduklarını biliyoruz.

Ayrıca sağlıklı olduklarında çocukların çiçek açtığını da biliyoruz ve kültürümüzde güzel görünen çocukların morallerini artıran övgüleri daha çok aldıklarına, daha çok dikkat çekip hatta daha çok fırsat yakaladıklarına hiç şüphe yok.

Kaynaklara kolay ulaşım.

Mağarada yaşayan atalarımızın çocukları, kendilerine güvenlerini geliştirmek için para, malzeme veya eğitimsel kaynaklara muhtemelen ihtiyaç duymamıştır.

Ama biz şu anda giderek artan bir rekabetçi dünyada yaşıyoruz. Belki yanlış düşünüyorum ama bence kitaplar, oyuncaklar, müzik aletleri, spor tesisleri, ek ders ve seyahat gibi kaynaklara sıkça ve kolayca ulaşan çocukların, olanakları daha kısıtlı olanlara göre daha avantajlı olduklarını düşünüyorum.

Bu kaynaklar, içsel veya dışsal güvenin özünün oluşması için başlıca gerekenler değil elbette ama (iyi ve amacına uygun kullanıldığında) güçlerini artırmak veya zayıf yönlerini geliştirmek için kullanabilecekleri güzel fırsatlar sunarak gelişimlerine ivme kazandırabilirler.

Destek.

Kaynaklar kendi başlarına yeterli değildir elbette. Çocuklar, bu kaynaklardan en iyi yararı elde edebilmek için onların nasıl kullanılmaları gerektiği konusunda cesarete ve rehberliğe ihtiyaç duyarlar.

Özgüvenleri daha yüksek ve becerikli biri olabilmeleri için onlar adına araştırma yapan, hem başarılı hem de başarısız (belki de kendilerine gerçekçi olmayan hedefler belirledikleri için) olduklarında onlara dürüst ve yapıcı eleştiriler sunan insanlara ihtiyaçları vardır.

Travma, yaralanma veya hayal kırıklığı gibi durumların ardından özgüvenin de darbe alması kaçınılmazdır.

Destek, bu gibi durumların iyileştirilmesinde çocuklara yardım için vazgeçilmez bir öğedir. Örneğin; bir arkadaşın onu geri çevirmesi veya düşük not aldığı bir sınav özgüveni çökertme kapasitesine sahiptir ama bu çöküntünün ne kadar süreceği veya ne denli derin olacağı çocuğu saran destekle alakalıdır.

Ben belirleyici rol oynayan şeyin, travmanın veya yenilginin kendisinden çok, bunun idaresi olduğuna inanıyorum.

Ödüller.

Güven oluşturma sürecinin kendisi (diğer tüm öğrenme türleri gibi) çoğu zaman heyecanlı ve değerli olabilir ama bazen kesinlikle değildir.

Daha uzaktaki hedeflerimize giden yolda çabalarımız ve başarılarımız için ödediğimiz bedeller en hırslılarımız için bile pek hoş değildir ama gereklidir.

Çocuklar bu pragmatik kuralda kesinlikle bir istisna değil.

Çabalarının meyvelerini bolca ve düzenli biçimde alacak şansa sahip olanlar, olmayanlara kıyasla, morallerini yükseltecek mücadelelere girmek için ihtiyaç duydukları doğal isteğe daha çok sahip olurlar.

Az ve öz biçimde sıralanan bu öğeler oldukça açık ve kolay görünebilir!

Meslek sırlarını kendi mükemmel anne ve babalarından öğrenen Süper Güvenli ebeveynlerin küçük bir bölümü için bu doğru olabilir.

Ama kendi çocuklarıma yukarıdaki listeden yeterli düzeyde verebilmek için çabaladığım sıralarda bunun hayatımdaki en zor görev olduğunu öğrendim.

Kalbim olması gereken yerde ve mesleki deneyimlerim dolayısıyla kafam doğru bilgilerle dolu olsa da bu besleyici öğeleri çocuklarıma devamlı olarak sunma konusundaki gerçek becerim maalesef yıllarca yetersiz kaldı.

İyi haber, kendine güvenen çocuk yetiştirebilen anne baba olmak zor olsa da günümüzde artık hiçbirimiz için imkânsız değil.

Günümüzde, aileler önceki yıllarda yaşayanlara göre daha avantajlılar.

Ebeveynlik konusunda rehberlik yapan farklı kuşaklardan psikologların, psikoterapistlerin ve pedagogların denenmiş ve test edilmiş bilgilerine sahibiz.

Ancak, bu aydınlatıcı bilgiyi direkt olarak çocuklarımıza uygulamadan önce kendimiz için kullanmalıyız!

Çocuklarımızın ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için kendimizi değiştirmeliyiz; ancak bu tür bir değişimin eziyetini çekmeye gönüllü olduğumuz zaman çocuklarımızın ihtiyaç duyduğu türde aileler olabiliriz.
-M.Scott Peck

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanıyor.