Cennetin Rengi, 1999 yılında İranlı ünlü yönetmen Mecid Mecidi'nin senaryosunu yazıp yönettiği bir dram filmidir.

Cennetin Rengi: Allah’ı parmaklarıyla arayan çocuk

Sinema konusunda önyargılı biri değilseniz ve farklı alternatifler arıyorsanız veya sinema konusunda önyargılarınız varsa kurtulmak için İran yapımı Cennetin Rengi filmi güzel bir fırsat olabilir.

Cznb blogda yayınlandığım ilk yazı olan Merhaba erenler‘de sizlere izlediğim filmlerden bahsedeceğimi söylemiştim.

Son altı yıl içerisinde birbirinden farklı Bollywood ve İran filmleri izledim.

Filmleri ailemle izlemeyi tercih ettiğim için belirli kıstaslara önem veriyorum. Mesela çıplaklık olmamalı. Yoğun şekilde alkol, sigara ve uyuşturucu madde kullanımı olmamalı gibi.

İşte bu noktada Bollywood ve İran sineması kurtarıcım oluyor.

Filme dönelim.

Cennetin Rengi, 1999 yılında İranlı ünlü yönetmen Mecid Mecidi’nin senaryosunu yazıp yönettiği bir dram filmidir.

Filmin yönetmeni olan Mecid Mecidi, ülkemizde de gösterime giren ve hayli tartışmalara sebep olan Muhammed: Allah’ın Elçisi filminin de senaristi ve yönetmenidir.

Filmin orijinal adı Rang-e khoda (Tanrı’nın Rengi)’dır. Dünya sinemalarında ise The Color of Paradise adıyla gösterime girmiştir.

Film, etrafındakileri sadece dokunarak ve duyarak anlamaya çalışan görme engelli küçük bir çocuğun dünyasını anlatıyor.

Muhammed, Tahran’da bulunan görme engelliler okulunda yatılı olarak eğitim gören küçük bir çocuktur. Doğuştan görme engellidir ve çevresindeki dünyayı dokunarak ve işiterek anlamaya çalışmaktadır.

Okul yaz tatiline girdiği zaman babası onu almak ve köyüne götürmek üzere okula gelir.

Küçük Muhammed’in annesi ölmüştür ve babası yeni bir evlilik yapmayı düşünmektedir. Engelli bir çocuğun evlilik planlarını bozamasından endişelenen baba sürekli olarak ondan kurtulmak için çareler arar.

Muhammed’i köyünde yazı birlikte geçirecekleri iki kız kardeş ve yaşlı ninesi beklemektedir.

Cennetin Rengi, 1999 yılında İranlı ünlü yönetmen Mecid Mecidi'nin senaryosunu yazıp yönettiği bir dram filmidir.

Filmden bir replik:

Öğretmenim, Allah’ın, göremedikleri için körleri daha çok sevdiğini söylüyor ama ben de ona eğer öyle olsaydı O’nu göremeyelim diye bizi kör yapmazdı dedim. O da bana “Allah görünmezdir. O her yerdedir, O’nu hissedebilirsin. O’nu parmak uçlarıyla görebilirsin” dedi. Şimdi ellerim O’na dokunacağı güne kadar her yerde Allah’a uzanacağım ve O’nu bulduğumda, O’na her şeyi anlatacağım, kalbimdeki tüm sırları bile

Manşet resmi: Vasili Vasilyeviç Kandinski – Kompozisyon IV

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, spam'ı azaltmak için Akismet kullanıyor.